Zengin İnsanların Özellikleri

Dünyanın En Zengin İnsanları Hangi Kişisel Özelliklere Sahip?

Multimilyarder Warren Buffett’nin de söylediği gibi;
Tanıdığım bütün milyarderler de gördüm ki para yalnızca var olan özelliklerinizi ön plana çıkarıyor. Eğer pisliğin birini milyarder yaparsanız sadece 1 milyar doları olan bir pislik elde edersiniz.
Ünlü milyarderin söylemek istediği tam olarak şu; çok paraya sahip olmak sizi daha kaliteli yapmıyor, yalnızca var olan iyi özelliklerinizi ön plana çıkarıyor. O halde büyük paralar kazanma idealleri olanlar için sorulması gereken sorular açık. Zenginlikle ilişkilendirilebilecek temel karakteristik özellikler neler? Bu özellikler bende var mı?

Araştırmalar gösterdi ki büyük meblağlar kazanmayı başarmış kişiler gerçekten de geri kalanımızdan farklı özelliklere sahipler. Zengin Alışkanlıklar:Zenginlerin Çok Kazandıran Alışkanlıkları kitabının yazarı Thomas Curley’e göre dünyanın en zengin insanlarının çoğu belli başlı karakteristik özelliklere sahipler. Dünyanın en başarılı 1300 milyarderini kapsayan bir başka araştırmaysa bu kişilerin başarılarının altında bir takım belirleyici davranış biçimleri ve karakter özellikleri olduğunu doğruladı.
Bu özelliklerin en kritik 7 tanesini sizin için derledik.

Bill Gates Öğrenmenin Yaşı Olmadığına İnananlardan, Peki Siz?

Bill Gates şuan 61 yaşında ve 95 milyar dolarlık bir servetin sahibi. Ancak onun hakkında etkileyici olan tek şey dudak uçuklatan serveti değil. Bill Gates altmışını geçmiş olmasına rağmen gençliğindeki öğrenme aşkını hiç yitirmedi.
Microsoft’un ve Bill & Melinda Gates Vakfı’nın kurucusu yılda yaklaşık 50 kitap okuyor. New York Times’a verdiği bir söyleşide okumayı küçüklüğünden beri öğrenmenin en önemli yolu olarak gördüğünü söyledi. Kendisinin Gates Notes isimli iş dünyasında oldukça popüler bir kitap değerlendirme blogu da bulunuyor.

Warren Buffett Kadar Sabırlı Mısınız?

Berkshire Hathaway’in sahibi ve CEO’su Warren Buffett, milyarlarını anlık bir patlamayla kazananlardan değil. 87 yaşındaki yatırımcıya göre ne kadar yetenekli ve çalışkan olursanız olun bazı şeyler zaman alır.

Kendi ağzından söylemek gerekirse: “9 kadın hamile kalarak 1 ayda bebek doğuramaz.” Bu alıntı tam da başarılı bir yatırımcının bakı açısını yansıtıyor. Uzun zamanlı yatırımlarda uzman olan ve hatta bu başarısı nedeniyle zaman zaman Omahalı Kahin olarak anılan başarılı yatırımcı, büyük iş imparatorluğunu da uzun vadede büyük getirisi olan küçük yatırımlar üzerine inşa etti. Tabii bu stratejinin meyve vermesi oldukça zaman alıyor ancak kendisinin 85 milyar dolarlık serveti stratejinin başarısını kanıtlıyor.

Jeff Bezos Her Zaman Yeni Atılımlar Peşinde. Peki Ya Siz?

Jeff Bezos hem kişiliği hem de iş stratejileriyle hırslı biri olarak bilinir. Amazon için ilk düşündüğü ismin Relentless (amansız) olması bu konuda iyi bir fikir verebilir. Hatta şu anda relentless.com adresine ulaşmak istediğinizde Amazon’a yönlendiriliyorsunuz.
1994’te başka bir şirketteki yönetici pozisyonundan istifa ederek Amazon’u kuran Bezos, o günden beri şirketini büyütmeye devam ediyor. Amazonun şu anki piyasa değeri 75.6 milyar dolara ulaşmış durumda.
Ancak Bezos’un yeni atılımlara duyduğu heyecanın göstergesi Amazon değil başka alanlarda yaptığı girişimler. Kurduğu uzay teknolojileri firması Blue Origin ve 2013 yılında satın aldığı Washington Post gazetesi onun hırslı ve yenilikçi doğasını ortaya koyuyor. Amazonda gösterdiği başarının benzerini yeni girişimlerinde de eksik etmeyen Bezos Washington Post’u satın aldığından beri gazetenin gelirleri gözle görülür biçimde yükseldi ve internet sitesindeki trafik tam %56 oranında arttı.

Mark Zuckerberg gibi İyimser ve Enerjik Misiniz?

Facebook CEO’su Mark Zuckerberg inanılması zor derecede iyimser bir kişiliğe sahip. Geçenlerde eşiyle birlikte kurdukları vakfa 3 milyar dolar aktaran milyarder kendilerinden sonraki nesle tedavi edilmemiş veya tedavisi üzerinde çalışılmayan hiçbir hastalık bırakmamaya kararlı olduğunu açıkladı. Oldukça iyimser, hatta belki hayalperest, fakat kesinlikle takdir edilesi bir amaç.
Zuckerberg’ün iyimserliği bununla da sınırlı değil. Çocukları Max ve August’un doğumlarında da kendi Facebook sayfasından yaptığı geleceğe umutla bakan paylaşımlarla hem geleceğe yönelik heyecanını hem de optimizmini paylaştı.
Ünlü girişimcinin, dünya üzerinde henüz internete erişimi olmayan bölgelere Facebook aracılığıyla internet hizmeti sağlamaya çalışan bir de girişimi bulunuyor.

Birden Fazla İşle Meşgul Olabilir Misiniz? Sergey Brin ve Larry Page Oldukça Meşgul

Sergey Brin ve Larry Page
Google’ın kurucu ortakları Sergey Brin ve Larry Page birbirlerinden farklı yetenek ve kişiliklere sahipler. Bu da onlara Google’ın faaliyetlerini çeşitli alanlara yaymakta yardımcı oluyor. Büyüme modelleri genellikle Youtube gibi gelecek vaat eden şirketleri satın alarak geliştirmek veya yeni girişimcilik projelerine kaynak sağlayarak destek vermek. Robotik kollar, inovasyon laboratuarları, fiber optik kablo teknolojileri yatırım yaptıkları alanların yalnızca bazıları.
Bazı projeleri kısa ömürlü oldu bazılarıysa hepimizin tanıdığı dünya devlerine dönüştü. İkili her alana azar azar el atan politikalarının tuhaflığının fazlasıyla farkında. Page, 2014’te verdiği bir röportajda şöyle konuştu: “Steve Jobs ile sık sık bu konuda tartışırdık. Bize sürekli çok fazla şey yapmaya çalıştığımızı söylerdi.” Google’ın ortaklarının yaptığı işlere bakılırsa Jobs haksız sayılmaz. Zira Page, Google şirket gurubu Alphabet’in CEO’luğunu yapmakla kalmıyor bir yandan da iki ayrı uçan araba yatırımıyla ve çeşitli yenilenebilir enerji girişimleriyle ilgileniyor.
Alphabet’in başkanlık görevini üstlenen Brin ise bir yandan da bir inovasyon laboratuvarı yönetiyor ve girişken politikaları hakkında şöyle diyor: “Şirketimize bir yer olduğunu düşündüğümüz her alana yatırım yapmaya çalışıyoruz. Bunlar birçok küçük kumar oynamak gibi, ancak yalnızca birkaç tanesinin tutması yeterli.”
Görünüşe bakılırsa oynadıkları kumarın bir kısmının tutması gerçekten de yeterli. Zira 2018 yılına göre Page’in 49 milyar ve Brin’in ise 48 milyar dolarlık serveti bulunuyor.

Amancio Ortega Kadar Mütevazı Olabilir Misiniz?

İspanyol iş adamı Amancio Ortega, bu listede bahsedilen kişilerin çoğunun aksine pek bilindik bir isme sahip değil. Medya ile haşır neşir olmayı sevmeyen Zara’nın patronu Ortega’nın uzun yıllar dünyanın en zengin insanı unvanını elinde bulunduran Bill Gates’i kısa süreliğine de olsa tahtından etmişliği bile var.
Zara’yı da şemsiyesi altında bulunduran Inditex’in %59’una sahip olan Ortega aslında lise mezunu bile değil. Buna rağmen alçak gönüllü bir çalışkanlıkla üreterek bir tekstil devi kurmayı başardı. Söylenenlere göre iş hayatının ilk yirmi beş yılı tatil yapmadan çalışan Ortega kendini yalnızca firmasını yönetmeye adamış bir idealist. Bir ofise kapanıp şirketi tepeden yönetmeyi tercih etmeyen milyarder uzun yıllar şirketinin tasarım bölümünde baş tasarımcılarıyla birlikte çalıştı. 2011’de şirketin başkanlığına geçerek atölyeden elini çekmiş olsa da ofisi dışındaki çalışmalarını sürdürüyor.
Mütevazılığının sonucu olarak tutumlu bir kişiliğe de sahip olan İspanyol milyarder her gün öğle yemeklerini iş yerinin kafeteryasında yemeye devam ediyor.

Michael Bloomberg Gibi İnançlarınızın Peşinden Gitmeye Hazır Mısınız?

Kendisini sevin ya da sevmeyin, Bloomberg Media’nın kurucusu ve çoğunluğunun sahibi Micheal Bloomberg’in her zaman inançlarının peşinden giden bir iş adamı olduğu kesin.
İlk işinden kovulan Bloomberg, krizi fırsata çevirerek şansını medya ve teknoloji alanında kendi denedi ve günümüzde özellikle ekonomi alanında önemli bir veri kaynağı olan Bloomberg’i kurdu.
New York valiliği yaptığı 12 yıllık dönemde de korkusuz ve inatçı kararlarıyla tanındı. The Atlantic’e verdiği bir röportajında “ Liderlik doğru bildiğini yapıp sebebini sonra bulmaktır. Liderlik görevini üstlenenler alabildikleri en iyi bilgiyle yola çıkıp çoğunluğun iyiliğine en uygun kararı almalıdırlar.” diyen medya patronunun şu sıralar yaklaşık 44.3 milyar dolarlık bir serveti bulunmakta.
Her zaman kendi inançlarına olan sağlam güveniyle hareket eden Bloomberg, görev süresinde kamuoyunda pek de hoş karşılanmayan birçok tartışmalı karara imza attı. Bunlar arasında silah kontrolünün sıkılaştırılması için izlediği politikalar ve obeziteye karşı getirdiği gazlı içecek vergisi başı çekti.
Kendisini eleştirenlere cevabıysa mizacına oldukça uygundu: “Eğer herkes yönetim biçiminizden memnunsa kolay bir tepeden aşağı kayıyorsunuz demektir. Düşme riskini almıyorsunuzdur. Daha dik yamaçlara çıktığınızda popüler olmayan kararlar almak zorunda kalırsınız. Kimsenin peşinden gitmeye cesaret edemeyeceği sorunlarla ancak düşme riskini alarak mücadele edebilirsiniz.”
kaynakça :http://www.yeniisfikirleri.net